|
Civilization Revolution
8 milyon kopya ile dünyanın en çok satan oyun serilerinden birisi olan Civilization, ilk çıkışının yirmi yıl ardından, nihayet konsollara da geldi. Haziran ayında çıkacağı duyurulan ancak sonradan bir ay ertelenerek Temmuz 2008 tarihi çıkış için konan yeni Civilization Revolution, sadece bir farklı platform uyarlaması değil, aynı zamanda Civilization serisinin yepyeni bir oyunu olacak.
Oyunla ilgili yapılan resmi açıklama ve fuar-konferanslarda yapılan gösterimler ile demo’sundan aldığımız ilk izlenimleri toparlayıp sunalım. BaÅŸlangıç olarak Civilization geleneÄŸi ile tanışıklığı olmayanlar için kısaca bir tanıtalım neymiÅŸ bu oyunun olayı. 1991 yılında zamanın efsanevi firmalarından olan MicroProse (X-Com, Worms, Master of Orion, Pirates, Railroad Tycoon, Mechwarrior, F-15 Strike Eagle ve niceleri) tarafından Sid Meier liderliÄŸinde yaratılmış ve öncelikle IBM PC için piyasaya çıkmıştı Civilization I. Sid Meier oyunu yaratırken en yaygın sıra tabanlı strateji (sıralı strateji olarak da bilinir) oyunlarından birisi olacağını bilmiyordu büyük ihtimalle. 1996 yılında devamı olan Civilization II bu baÅŸarıyı global hale getirmiÅŸ ve aynı zamanda çıkan eklenti paketleri ile hem çok oyunculu hem de farklı senaryo ve konseptlerde geliÅŸmeler yakalanmıştı. Meier daha sonra MicroProse’dan ayrılıp Firaxis firmasını kurdu ve oyunlarını bu firma ile yapmaya devam etti. Tüm Civilization’larda amaç 16 uygarlıktan birisini seçip, tarihi liderlerinden birisi olarak M.Ö. 4000 yılında sadece bir savaşçı ve bir de yerleÅŸimci (Settler) ile baÅŸlayarak önce bir ÅŸehir iki ÅŸehir derken, zamanla tarihin akışına uygun olarak bir uygarlık kurmak, teknolojik geliÅŸmeler yapmak, kültür, gıda, ekonomi üretmek, halkı yönlendirmek, onların sevdikleri bir lider olarak ulusunuzu zafere taşımaktır. Oyunu isterseniz jenerik bir harita üzerinde isterseniz de gerçek dünya haritası üzerinde oynamak mümkündür, tabii fanlar tarafından üretilen sayısız harita ve senaryoları da unutmamak lazım. Civilization II’nin getirdiÄŸi en büyük ve en sevilen yenilik de oyunun tamamen modifiye edilebiliyor olmasıydı. Bunun için programcı olmanıza da gerek yok, birkaç deneme yanılmadan sonra kendi ünitelerinizi, uygarlıklarınızı, liderlerinizi ve harita ile senaryolarınızı oluÅŸturup oynamak ya da internet üzerinden diÄŸer oyuncularla paylaÅŸmak mümkün. Tabii 2001 yılında çıkan Civilization III, animasyonlu üniteler ve dinamik haritaları ile yeni teknolojiden yararlanırken, oyuna mod hazırlamak biraz daha zorlaÅŸtı. Çıkan eklentiler ile uygarlık sayısı artarken, her uygarlığa ait özel üniteler de doÄŸdu. Yeni oyun konseptleri, kuralları ve geliÅŸen özellikleri ile Civilization III oyuncuların gözdesi oldu. İki eklenti paketinin ardından 2005 yılında ise Civilization IV çok daha geliÅŸerek raflardaki yerini aldı. ÇoÄŸu strateji oyunun aksine, Civilization sıra tabanlı bir sisteme sahip, bir nevi satranç gibi, her oyuncu (ister insan olsun ister yapay zeka) sırayla oynarken, kaynak toplama ve ünite üretme iÅŸlemi çok daha kompleks ve gerçekçi bir mantıkla ÅŸehirlerde yapılır. Bundaki en büyük etken ise Meier’ın masaüstü kutu oyunlarından ilham almasından kaynaklanıyor. Åžehirlere yapılabilen binalar ve tesisler ile bilim, ekonomi, üretim ve gıda sirkülasyonu kontrol edilebiliyor. Tüm insanlık tarihini geniÅŸ çapta uygarlıklar ile bol detaylı bir biçimde ele aldığı için de Civilization en çok bağımlılık yaratan ve insanların zamanını en çok çalan oyunlardan birisi olarak tarihe geçmiÅŸtir. Civilization IV ile oyuncular çok daha geliÅŸmiÅŸ diplomasi seçeneklerine ve uygarlıklara özel çok daha fazla ünite, geliÅŸtirme ve oyuna denge getiren konspetlere kavuÅŸtular. Din, çok uluslu ÅŸirketler, misyonerlik, ordu kurma, geniÅŸ casusluk eylemleri, koloniler, stratejik, kültürel ve gıda kaynakları akla gelen ilk detaylardan. Civilization için strateji demek aslında hafif kalıyor, daha çok bir devlet yönetme ve tarih simülasyonu denebilir. Oyunu kazanmak ise farklı yöntemlerle yapılabiliyor, ister askeri zaferler kazanıp tüm dünyayı ele geçirin, ister ulusunuzun kültürünü yükseltin ve dünyanın en zengin kültürüne ulaşıp kazanın, ister ticari olarak dünya ekonomisini ele geçirip ya da teknolojik geliÅŸmelerle zafer kazanın, tamamiyle size kalmış. Tabii bir de klasik uzay yarışı var unutulmaması gereken, uzaya insanlı ilk gemiyi çıkartıp insanlığın geleceÄŸi için uzayın derinliklerine yollayan da kazanabilir, ki Sid Meier’s Alpha Centauri’nin ana senaryosu, uzaya yollanan bu geminin hedefine ulaşıp yeni bir uygarlık kurması ile ilgilidir. Her PC oyunu için yapılması güç bir ÅŸeydir konsola geçmek, ama özellikle de PC’de kendini kanıtlamış ve karlı bir isim haline gelmiÅŸ olan Civilization için öyle. Konsol ve el konsollarına doÄŸru yola çıkınca bir kaç ufak detayını kaybetmek zorunda olduÄŸu ve hem tasarım hem de grafik açısından daha stilize bir yaklaşımı takip etmek zorunda olduÄŸu aÅŸikar, ama bunlara raÄŸmen bu oyunu Civilization markasının bir üyesi olarak kılacak çekirdek öğeleri elinde tutmaya devam ediyor. Lakin yine de farklı bir tür, ve nihayet DS ve X360 sürümlerini incelememize izin verildi. Civilization: Revolution hakkında göze çarpan ilk ÅŸeylerden birisi her uygarlığın kendine has kabiliyetlerinin olması, bir tane genel kabiliyetin yanında dört çaÄŸdan her biri için ayrı birer özel kabiliyet var ve bariz bir ÅŸekilde abartılı güçlüler. Hangi uygarlığı seçip oynasam diye karar vermek için düşündüğünüzde “evet bu güzelmiÅŸ”, “hayır asıl bu, bunla yenilmek mümkün deÄŸil”, “iÅŸte asıl buymuÅŸ” derken buluyor insan kendini. Oyunun yapımcıları bilerek ve isteyerek her biri bu kadar güçlü uygarlıklar koymuÅŸlar ki böylece arada dengesizlik olmasın ve en iyi diye bir ÅŸey olmasın. İşin sırrı tüm bu üstün güçleri birbirlerine karşı dengelemekte yatıyor. Almanların yeni teknoloji geliÅŸtirdiklerinde tüm üniteleri anında “upgrade” ederek yenilemeleri çok mu fazla geliyor? Peki ya Azteklerin otomatik olarak iyileÅŸme kabiliyetine ne diyeceksiniz? Hem de düşman topraklarında olsalar bile! Çin’in gücü ise insanları asla mutsuzdan daha aÅŸağı seviyeye inmiyorlar moral bakımından, ki bu da isyan çıkma gibi bir sorunu olmayan nükleer ilk saldırı mefhumunu oldukça cezbedici kılıyor. Oyunda liderlerin bir dolu kiÅŸilik özelliÄŸi olduÄŸunu göreceksiniz. Hepsi Sims benzeri anlamsız sözlerden kurulu bir dilde, karakterlerini iyi betimleyecek ÅŸekilde konuÅŸuyor. Firaxis seslendirmeleri yapması için doÄŸaçlama sanatçıları tuttuÄŸu için performans harika ve oyun boyunca insanın yüzünde bir gülümseme oluyor. Uygarlıklara özel müziÄŸin eklenmiÅŸ olması her uygarlığın kendine has karakterini pekiÅŸtirmeye yardımcı oluyor. Oyun haritası karşınıza ilk çıktığında bugüne kadar en iyi görüntüye sahip Civilization olduÄŸunu fark edeceksiniz. SavaÅŸ sisi, aşınmış sahil ÅŸeritleri ve yumuÅŸatılmış daÄŸlar birlikte tatmin edici ve çekici bir arkaplan oluÅŸturuyor sonradan gelecek aksiyon için. Yapımcılar haritaların rastgele jenerik olarak oluÅŸturulduÄŸunu söylediler ancak tüm oyuncular için adil baÅŸlangıç noktaları ve askeri boÄŸulma noktaları içerecek ÅŸekilde tasarlanmış. X360 kontrolleri ÅŸaşırtıcı biçimde sezgisel, ve çok geçmeden kolaylıkla kullanıma alışıyor eliniz. SaÄŸ çubuk ile imleci zemin üzerinde hareket ettirip üniteleri yahut zemin özelliklerini tanımlıyoruz, sol çubuk ile hareket etme emirleri veriyoruz seçili ünite için. Yön tuÅŸlarında sol ve saÄŸ aktif ünitelerinizi görüntülerken, yukarı ve aÅŸağı ile o karedeki yığın içerisinden üniteleri seçiyoruz. A hareket, X savunma ve B ünite için turu geçirme. Tur geçirme ile hareket harcamayıp o ünitenin biraz daha iyileÅŸmesine olanak saÄŸlanıyor. Sol ön tuÅŸ ÅŸehir ekranını açıyor, buradan ÅŸehrin üretimini deÄŸiÅŸtirip işçileri farklı görevlere atama imkanınız var. SaÄŸ ön tuÅŸ ise diplomasi menüsünü açıyor, buradan da anlaÅŸma yapıp bozabiliyor veya rakiplerinizden para ya da teknoloji alıp verebiliyorsunuz. Sol tetik kamerayı uzaklaÅŸtırıp dünyanın kısmen daha geniÅŸ bir kısmını görmenizi saÄŸlıyor, saÄŸ tetik ise iÅŸe yarar bir özet ekranına girmenizi saÄŸlıyor, buradan imparatorluÄŸunuz hakkında bilgileri görüyorsunuz. Bir ÅŸehir kurduÄŸunuzda işçileriniz etrafındaki sekiz kareye eriÅŸim saÄŸlıyor derhal. Her kare bir tane kaynak ürettiÄŸi için (üretim, yiyecek ya da ticaret) eÄŸer esneklik saÄŸlamak istiyorsanız iyi bir denge tutturmanız lazım. Birden fazla işçiniz olunca ÅŸehriniz için basitçe genel bir öncelik atayıp oyunun otomatik olarak uygun yönlendirmeyi yapmasını saÄŸlayabilirsiniz, tabii istediÄŸiniz zaman araya girip işçilerin çalışmasına el atabilirsiniz titiz biriyseniz. Åžehriniz büyüdükçe eninde sonunda ÅŸehrin baÅŸlangıç mevzisi yanındaki karelerde de çalışmaya baÅŸlama ihtiyacı hissedeceksiniz. Bu karelerin iÅŸletmeye açılması için o ÅŸehre bir adet mahkeme salonu inÅŸa etmelisiniz. Oyunun PC sürümündan ufak bir fark var bu noktada, çünkü PC’de ÅŸehrin kültür seviyesi arttıkça etraftaki ekstra karelere otomatik olarak eriÅŸim veriliyordu. Buna karşın konsol sürümünde kültürünüz sadece aktif olarak çalışmakta olduÄŸunuz kareler içinde yayılıyor, böylece kültürel sınırlarınızı biraz daha özgürce deÄŸiÅŸtirebiliyorsunuz. İlk ÅŸehrinizi kurduktan sonra büyük olasılıkla ilk karşılaÅŸacağınız dünyanın henüz keÅŸfedilmemiz bölgelerinde yaÅŸayan barbarlar olacaktır. Bu saldırgan uygarlık düşmanları sizi yok etmek için ellerinden geleni yapmaya çalışacaklar, bu yüzden gördüğünüz etrafta dolanan tüm barbarları tepeleyip, nihayetinde köylerini ele geçirme isteÄŸi duyacaksınız. Bonus olarak ele geçirilen barbar köyleri bazı güzel ödüller sunuyor. Altın, bedava bir ünite, yeni bir teknoloji hatta tam oracıkta yeni bir ÅŸehir alabilirsiniz. Harita üzerinde her oyunda rastgele çıkan antik kalıntılar, ilk keÅŸfedenlere hatırı sayılır faydalar sunuyor. Kimisi iki yüz altın verirken, kimisi tüm ÅŸehirlerinize bedava tapınak ve katedral inÅŸa ediyor. DışiÅŸlerinden sorumlu danışmanınız, baÅŸka bir uygarlık bunlardan birini keÅŸfettiÄŸinde sizi bilgilendiriyor elbette. Ayrıca yeni bir özellik daha var Revolution’da, doÄŸal harikalar, eÄŸer ilk siz keÅŸfederseniz siz isimlendiriyorsunuz büyük ırmak, daÄŸ ya da benzer doÄŸal öğeleri. Oyunun ilk aÅŸamasında tüm Civilization’larda olduÄŸu gibi keÅŸif çok önemli. Köy, kalıntılar veya doÄŸal harikalardan öte, yer ÅŸekillerini ve arazi bonuslarını keÅŸfetmeniz, ÅŸehirlerinizi kurmak için en uygun noktaları belirlemenizi saÄŸlıyor, diplomasi kısmında dünyanın keÅŸfettiÄŸiniz kısmını haritalarını para veya teknoloji karşılığında satabilirsiniz. Stratejik ve lüks kaynaklar, teknolojiler geliÅŸtikçe çıktığı için zaten onlar çıktığında dünyanın büyük bir kısmını görmüş oluyorsunuz. Kara ünitelerini dünyayı keÅŸfedik haritalamaları için görevlendirebilirsiniz ama deniz olmadan çok bir yer bulamayabilirsiniz, bunun için de ilk deniz aracınız olan kadırgalardan üretmeniz lazım, PC’de bu arkadaÅŸlar batma riskini göze alırsanız denizde gidebiliyorlardı, ve bu risk çok sık gerçeÄŸe dönüyordu, bu sürümde sadece sahil ÅŸeridinde, kıyıya yakın sularda hareket edebiliyor. Gerçek dünya keÅŸfi için biraz daha bekleyip yeni teknolojiler geliÅŸtirmelisiniz. Oyunun bu sürümüde kadırgalar içlerinde tayfa taşıyor ve bunları karaya indirip indikleri yeri keÅŸfetmelerini saÄŸlayabiliyorsunuz. Åžehirleriniz ticaret üretmeye baÅŸladıktan sonra bilim danışmanınız Civilization boyunca asla bitmeyecek olan teknoloji araÅŸtırmasına neyle baÅŸlamak isteyeceÄŸini soracak, diÄŸer tüm danışmanlar gibi öneriler sunuyor. İsterseniz teknoloji aÄŸacına bakıp hangi teknoloji neler saÄŸlıyor ve ne gibi baÅŸka teknolojilere eriÅŸim veriyor görüp seçebilirsiniz. Bazı teknolojiler öncesinde baÄŸlı oldukları geliÅŸtirilmeden açılmıyor ama bazıları da birden çok ön gereksinimi olduÄŸu için en az bir tanesini geliÅŸtirdikten sonra ona geçebilirsiniz, eÄŸer ileri teknolojiye daha hızlı ulaÅŸmak isterseniz bu ÅŸekilde bazılarını atlayıp ilerleyebilirsiniz. Elbette bunun bir götürüsü var, önceki geliÅŸtirilen teknolojiler ne kadar fazla ise daha ucuza geliyor, üç gereksinimi olanın sadece biri ile baÅŸlamak istiyorsanız yenisine daha fazla beklemeniz, yada bütçenizden kısıp bilime daha çok kaynak ayırmanız gerekiyor. PC sürümünde ileri bir teknolojiyi seçip, bilim adamlarınızın ona gidene kadar diÄŸer tüm önceki teknolojileri otomatik olarak sıraya sokabiliyorlardı, konsolda böyle bir ÅŸey yok, doÄŸrusu olmaması daha iyi sizin için, çünkü otomatik pilotta olmadığında kendiniz seçerek bazı faydalardan yararlanabilirsiniz, bazı belirli teknolojiler, onu ilk keÅŸfeden uygarlığa güzel bonuslar veriyor. TaÅŸ işçiliÄŸini ilk keÅŸfeden, tüm ÅŸehirlerine bedava surlar kazanıyor mesela. Civilopedia, kutsal Civilization bilgi kaynağı burada da hizmetinizde, açıp üniteler, teknolojiler, ÅŸehir geliÅŸtirmeleri ve oyunun tüm öğeleri hakkında bilgiler elde edebilirsiniz. Hatta bunlar hakkında gerçek tarihi bilgiler de bulunuyor. Okumak yerine resimlerine bakmayı sevenlerdenseniz, National Geographic arÅŸivlerinden geniÅŸ bir resim ve video seçkisine göz atabilirsiniz, mızraklı askerlerden uzay mekiklerine deÄŸin geniÅŸ. Ne kadar barışçıl oynamaya çalışırsanız çalışın, er yada geç Civilization’da savaÅŸacaksınız, savaÅŸ bu oyunun kaçınılmaz bir parçası, rakipleriz ile öyle ya da böyle karşı karşıya kalacaksınız. Görünüşte savaÅŸ, askeri birimlerinizi (ki oyundaki birimlerin %90’ı askeri) düşmanın olduÄŸu kareye hareket ettirmek kadar basit. Lakin dövüş baÅŸladıktan sonra asıl olay baÅŸlıyor. Herhangi bir saldırıya girmeden önce çıkan iki pencere her iki tarafın kazanma ÅŸanslarını gösteriyor, ünitelerin rütbeleri, arazi özelliklerinden gelen deÄŸiÅŸkenler, büyük generallerin varlığı ya da donanma desteÄŸi gibi ÅŸeyler bir saldırıyı kazanma veya kaybetme ÅŸansınızı yükseltip düşürebiliyor. (Eski Civ oyuncularına not: tepelerin artık aynı zamanda ofansif deÄŸeri de var.) Tüm bunlara raÄŸmen her zaman için tahmin edilemeyecek, rastlantısal öğeler karşınıza çıkacaktır, tek bir asker, savunmada onlarca askeri alt edebilir, bu noktada Risk akıllara gelecektir, ne kadar çok askeriniz olusa olsun düşük zar atınca kaybettiÄŸiniz bu kutu oyunu gibi Civ, asla kesinlik taşımaz. SavaÅŸların dinamik animasyonları oturup izlemeye deÄŸdiklerini kanıtlıyor çoÄŸunlukla ama teknolojik ve sayısal üstünlük sebebiyle sonucun iyi kötü aÅŸikar olduÄŸu durumlarda oyun animasyonları çabucak geçiyor. Siz yine de çoÄŸunu izlemeye bakın, çünkü ne zaman isterseniz B tuÅŸuna basıp geri çekilme emri verebilirsiniz, yahut yaralı bir üniteyi kurtarabilirsiniz. Bunun da bir bedeli var, arkanızda bıraktığınız düşman, sırf siz kaçtınız diye bedavadan rütbe atlıyor. SavaÅŸ yapısının daha zalim yönlerinden birisi ise eÄŸer kazanma olasılığı 7/1 ve üstü ise otomatik olarak her savaşı kazanıyor. Bu da demek oluyor ki yeteri kadar geliÅŸmiÅŸ bir ordu canı istediÄŸi gibi diÄŸer ünitelerin üstüne basıp geçebiliyor. Daha da korkutucu olan Zulu uygarlığı için bu oranın 3/1 ve üstü olması. EÄŸer Zulu uygarlığı yeni bir askeri teknoloji geliÅŸtirirse derhal defansif ordular kurmaya baÅŸlarsanız iyi edersiniz. Ordu yaratma konseptinde bu sürümde oyuncuların kuÅŸatma silahlarından da ordu kurabildiÄŸini gördük, haritada dolaÅŸan üç seviyeli toplardan oluÅŸan bir ordu oldukça tatmin edici sonuçlar veriyor, özellikle de kuÅŸatma ünitelerinizin nehir sınırı üzerinden saldırma penaltılarından etkilenmediÄŸi düşünülürse. Oynadığınız zorluk seviyesine ve kullandığınız stratejilere baÄŸlı olaraktan ortlama bir Civilization Revolution oyunu üç ile dört saat sürebilir. Tabii tüm dünyayı ele geçirme zaferi ile oynayıp baÅŸlar baÅŸlamaz herkese dört koldan saldırırsanız bunu bir saate dolaylarında tamamlayabilirsiniz, düşmanlarınız iÅŸinizi zorlaÅŸtıracak bir takım eylemlerde bulunmazsa. Askeri bir yaklaşım size çok düz ve sıradan geliyorsa zafer kazanmanın baÅŸka opsiyonları mevcut. EÄŸer yirmi son derece güçlü ÅŸehir, büyük insan yada dünya harikasından birisini yaparsanız BirleÅŸmiÅŸ Milletler’i inÅŸa edip kültürel zafer kazanırsınız. BaÅŸka bir uygarlık farklı bir zafer elde etmeden bunları yapmak kulaÄŸa geldiÄŸinden çok daha zor inanın. Ekonomik zafer yolundan gitmek isterseniz Dünya Bankası’nı yapıp 15.000 altına ulaÅŸmanız gerekiyor. Oyun size bu alanda yardım etmek için bazı belirli noktalarda bonuslar sunuyor, 100 altına gelince bir Settler, 5000’e gelince bedava su kanalları gibi. Altın miktarınız böyle artarken düşmanlarınızın eli armut toplamayacak, elbette gelip paranızı tüketmenize sebep olacak ÅŸeyler çıkartıp duracaklar. Teknolojik zafer için uzay yarışını kazanmanız lazım diÄŸer Civilization’larda olduÄŸu gibi, uzay gemisi inÅŸaası için modüler bir sistem var burada da. Geminizin üzerindeki yaÅŸam bölümü, roket gibi öğelerin sayısını kendiniz belirliyorsunuz. Daha çok ÅŸey yığmak size daha gösteriÅŸli bir zafer kazandırır kesinlikle ama eÄŸer baÅŸka bir oyuncu daha az eklentisi olan hızlı bir gemi yollarsa Alpha Centauri’ye ulaÅŸma yarışında sizi geçebilir. Konsol için geliÅŸtirilen bu oyun geliÅŸtirme ve indirilebilir içerik desteÄŸi sunmakta, Game of the Week adı altında hayranlar tarafından üretilen harite ve senaryolar tüm kullanıcıların hizmetine sunulacak, bu haritalarda oynayıp diÄŸerleri ile zaferlerini karşılaÅŸtırabilecek oyuncular. Yeni harita, bina ve harikalar görmeyi de umuyoruz ama oyunun bu sürümü PC için olanından bilerek daha basit tasarlandığı için Fraxis’in oyunu fazla ÅŸiÅŸirmeyeceÄŸini düşünmekteyiz çoÄŸu insan gibi. PC sürümündeki uzun uzadıya giden ve karışık, ağır strateji ile sarmalanmış oynanışa karşı bu sefer hızlı oynanış esas alınmış, özellikle de çok oyunculu mod için bu yadsınamaz bir gerçek. Akıllıca donanmış kontrol konfigürasyonu ve basit kurulum opsiyonları ile Revolution, online oynanıma en çabuk girilen ve bitirilen Civ olmuÅŸ. Meier ve Firaxis’deki takımı çok oyunculu modu sıfırdan yaratmışlar, ÅŸu an için üç seçenek var, Head-to-Head, adından belli olacağı üzere sadece iki kiÅŸinin karşı karşıya oynayabileceÄŸi bir mod. Takım oyunu modunda dört kiÅŸiyi bir araya gelip diÄŸer uygarlıklara karşı mücadele ederken Free For All dört oyuncu için açık bir “campaign” gibi iÅŸliyor, üç mod için de istediÄŸiniz zaman oyuna girip çıkabiliyorsunuz, mola verme ihtiyacı hissederseniz, yapay zeka sizin yerinize geçiyor. Firaxis, oyunun kamera ve kulaklık+mikrofon desteÄŸi sunacağını söylüyor, insan rakiplerinizi gözlerinizle görüp konuÅŸabileceksiniz karşılıklı. Çok oyunculu modda da zafere dört yoldan ulaşıyoruz, Askeri, Kültürel, Ekonomik ve Teknolojik. Civilization Revolution baÅŸarılarınızı üç kısımda ele alıp ödüllendiriyor. Kolay baÅŸarılar, basit görevleri yaparak oluyor, baÅŸka bir uygarlık ile diplomatik iliÅŸki kurmak gibi. Orta baÅŸarılar, oyunu tek bir ÅŸehirle bitirmek gibi erdemler karşılığında veriliyor. Bir de onur madalyası kazandıranlar var ki bunları sadece en usta ve kendini adamış oyuncular açabilecek. Online sıra tabanlı bir oyunun karşılaÅŸtığı en büyük sorunlardan birisi deÄŸiÅŸen oyuncu hızlarını ele almaktır. Siz süper hızlı stratejik bir dahi olarak saniyler içinde koca bir imparatorluÄŸun tüm emirlerini verebilirsiniz, ama online sıra tabanlı oyunların doÄŸasında olan bir ÅŸey karşınızdaki insan rakiplerinizin hareketlerini yapmaları için bir ömür bekleme riski olması. Çok şükür ki Revolution bu muammaya dahiyane ve baÅŸarılı bir çözüm bulmuÅŸ. Tüm oyuncular turlarına aynı anda baÅŸlıyor ve bir zaman sınırlaması yok. Ancak turunu ilk bitiren oyuncu bir zamanlayıcıyı etkinleÅŸtiriyor ve rakiplerinin ekranının ortasında tıkırdayan bir saat çıkıyor. Bu andan itibaren kalan oyuncuların turlarını bitirmek için yaklaşık olarak bir buçuk dakikaları bulunuyor. Bu ÅŸekilde oyunun uygun bir hızda ilerlemesi saÄŸlanmış. İmparatorluÄŸunuz geniÅŸledikçe turlar gittikçe uzuyor ve kapsamlanıyor ama asla baÅŸa çıkılamaz hale gelmiyor. Bir kaç hızlı butona basma iÅŸlemi ile iÅŸlemleri geçirebiliyorsunuz. Ticaret baÄŸlantıları kurmak ve diplomatik pazarlıklar da kolay hale getirilmiÅŸ. Tepeden yuvarlanan bir kartopu gibi, Revolution’ın online modu her geçen turda boyut ve kıran kıranalık seviyelerinde bir çığ gibi artıyor ve çıkan zaman limiti tetikleyici bir baskı katıyor. DS sürümüne bakıldığında, konsollar için olan herÅŸey yerli yerinde görünüyor, Firaxis çok büyük farkların olmadığını söylemekte, el konsolları takipçilerini güzel ve etkileyici bir strateji oyunu beklerken, Civ fanatikleri artık en sevdikleri oyunu yanlarında taşıyabilecek. Fraxis ve Sid Meier’ın son zamanlarda huy edindiÄŸi bir ÅŸey var ki bu oyun da etkilenmiÅŸ bundan. Eski oyunlarını Meier basitleÅŸtirerek sunuyor artık piyasaya, tamam Civilization çok basit bir oyun deÄŸildi, saçımınızı başımızı yolduÄŸumuz bile olmuÅŸtu dandik bir tüfekli asker altı tankımızı aldığında, ama yine de oyundan aldığımız tadın sebebi de buydu belki. Evet, Civilization Revolution farklı bir oyun ama yine de bir Civilization ailesi üyesi, ancak her Civ fanı buna layık bulacak mı, orası kesin deÄŸil. Yapımcılar bu sürüm için oyunun temelleri dışında her ÅŸeyi söküp almış –hoÅŸ o temeller de oldukça fazla ya, ve bu temelleri yükseltip abartmışlar aşırı bir derecede. Konsol oyuncularının bu tür bir sıralı strateji için istekleri var mı bilinmez ama Revolution’un strateji türünü konsollarda yaygınlaÅŸtırmak için devasa bir potansiyeli var. Yine de oyunları basitleÅŸtirip daha geniÅŸ bir kitleye ulaÅŸma mantalitesi biz oyuncuları çok da sevindiren bir ÅŸey deÄŸil. Umarız ki aynı zamanda sofistike ve usta oyuncular için ve detay manyaklarını tatmin edebilecek oyunlar da aynı ÅŸekilde yapılır. Anlam veremediÄŸimiz tek bir ÅŸey var, neden karikatürize ve çizgi filmimsi grafikler kullanılmış, eÄŸer insanların WoW’u o grafik özellikleri için oynadıklarını düşünüyorsa oyun yapımcıları ve Sid, çok büyük bir yanılgı içindeler. Bu oyunun bir sandalyeye oturarak deÄŸil de bir kanepeden oynanacağını bildiÄŸimiz için, detayları azaltılmış, boyutu arttırılmış parlak ve “kalın” grafiklerin çok ters olmadığını söyleyebiliriz. Ne de olsa tamamen yeni bir deneyim ve kendi sınıfında deÄŸerlendirilirse Civilization Revolution benzersiz bir oyun. Konsol sahipleri, sevdiÄŸiniz abur cubuları stoklayın, ve konsolunuzun başına kurulup günlerce kendinizi Civilization’a vermeye hazırlanın.
Bu yazı
Salı, 28 Ekim 2008, 07:48 tarihinde
Oyunlar kategorisi altında yayımlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
|
|


YORUM YAZ
Favorilerinize ekleyin!